5 Nisan 2013 Cuma

Ustaparmak - Sarah Waters

2002 yılında yayımlanıp, Man Booker ile sadece kadın yazarlara verilen ve 2012'den sonra ismi Women's Prize for Fiction olarak değişen Orange Prize'ın finalisti olan, orijinal ismiyle Fingersmith, Sarah Waters tarafından kaleme alınmıştır. Gallerli Sarah Waters romanlarında, zaman ve mekan olarak Viktorya dönemini konu alması ve lezbiyen baş karakterlere yer vermesi ile bilinmektedir. Kitap 2005 yılında BBC kanalında yayınlanan bir dizi haline getirilmiştir.

Artemis yayınlarından çıkan kitap, kapağında barındırdığı fazlaca ipucu ile romanın gidişatı ile ilgili birtakım beklentiler yaratıp tahmin etmenizi kolaylaştırıyor. Her an bir entrika beklentisi ile sayfaları çeviriyorsunuz. Bu durum yine de ilk bölümün bitiminde hayret ve merak içinde kalmanızı engelleyemiyor. Her ne kadar kitabın arka kapağında son 250 sayfa için çok heyecanlı olduğu belirtilse de kanımca sonlara doğru tempo düşüyor.

Baş karakter Susan Trinder, Bay Ibbs ve Bayan Sucksby'nin Londra'daki Lant Sokağı'ndaki evinde büyümüştür. Bay Ibbs, yankesicilerin getirdiklerini ucuza alır, Bayan Sucksby ise bebek bakıcılığı ve ticareti yapar. Dolayısıyla ev hırsızın, uğursuzun uğrak yeridir. Bebeklere ağlayınca cin vermekten çekinmeyen Bayan Sucksby Susan'ı tüm bu pislikten uzak büyütür. Ta ki bir gün Beyefendi lakaplı dolandırıcı Richard Rivers bir komploda Susan'ın yardımını cazip bir teklifle talep edene kadar. Beyefendi, kitaplarının resimlerini oluşturmak üzere anlaştığı Briar'da eski bir malikanede yaşayan varlıklı Bay Lilly'nin yeğeni Maud Lilly'nin servetine göz dikmiştir. Ölmüş annesi akıl hastası olan Maud Lilly ile evlenip, servetine ulaşınca da onu akıl hastanesine göndermeyi planlayan Beyefendi, 3000£ vaat ederek Susan'dan evlenene kadar Maud'un hizmetçiliğini yapmasını ve onu evlenmeye ikna etmede kendisine yardım etmesini ister. Susan, Maud'un saflığı karşısında hazırladıkları komplo yüzünden kendisini kötü hisseder, bir yandan da Maud'la duygusal anlamda yakınlaşır. Daha fazla anlatmadan sonra da entrikalar birbirini izler diye bitireyim.

Her ne kadar kapağı aksi gibi görünse de çok satan sabun köpüğü kitaplardan değil Ustaparmak. Kasvetli evler ve karanlık insanlar var. Dönem kitabı olması sebebiyle sanırım; bana Uğultulu Tepeler'i anımsattı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder