Trevanian'ın şu ünlü Şibumi kitabını nihayet okuma fırsatı buldum. Şibumi, Katya'nın Yazı kitabından sonra okuduğum ikinci Trevanian kitabı oldu. Bu arada Trevanian bir takma ad ve yazarın gerçek ismi Rodney William Whitaker.
Katya'nın Yazı kitabını beğenmiştim ama öyle başyapıt filan da diyemem. Sanırım sonundaki sürpriz kısmı beni çok şaşırtmadığı için çok fazla etkilenmemiştim; fakat dili gerçekten iyiydi. Hakkını vermek lazım. İlk defa bu kitapta öğrendiğim Bask halkı Şibumi'de de karşımıza çıkıyor.
Şibumi'ye gelince, Nicholai Hel isminde kiralık katilin hayatını anlatan bir kitap demek yanlış olmaz herhalde. Sıkıcı bir biyografi diye düşünmeyiniz; çünkü Nicholai Hel gerçekten farklı bir insan. Dil konusunda çok yetenekli, yetiştiği ortam sebebiyle birçok dile hakim. Çıplak elle öldürme (detaylı araştırmak isteyenler için bkz. hoda korosu) ve go oyunu konularında usta. Cesur bir mağaracı.
Kitabın konusuna gelince Münih Olimpiyatları'nda Yahudi sporcuları öldüren Kara Eylül grubuna karşılık Münih Beşlisi adında bir grup kurulmuştur. CIA, Kara Eylülcüler'i desteklemektedir ve Münih Beşlisi grubundan geriye kalan üç kişiden ikisini havaalanında kumpas kurarak öldürür. Geriye kalan tek kişi olan Hannah Stern ise amcasının yakın arkadaşı olduğu için Nicholai Hel'in kendisine yardım edeceği düşüncesi ile Hel'in yaşadığı Etchebar Şatosu'na gider.
Kitabın son bölümlerine kadar geriye dönüşlerle Nicholai Hel'in çocukluğu, ilk gençliği ve sonrası anlatılır. II. Dünya Savaşı, o sırada go oyunu ile hayatını yönlendirmesi, hapishanede geçirdiği üç yıl, mağara deneyimi vs. Sonlara doğru ise kozlar paylaşılır, karşılıklı intikamlar alınır.
Japon kültürü Amerikan kültürü ile kıyaslamalı bir şekilde çok güzel anlatılmıştır. Şibumi hayatın yalınlığını ifade eden bir terimdir ve Hel, hayatını Şibumi'ye ulaşmak üzerine kurmuştur.
Kitabı uzun uzun anlatmak yerine beni etkileyen ilginç kısımları kısaca özet geçeyim:
- 1979 yılında basılan kitapta bahsedilen Ana Şirket denen kurumun benzerlerinin günümüzde de bulunması ve uluslararası şirketlerin çıkarlarını koruyacak şekilde dünyaya şekil vermeye çalışması ve CIA gibi örgütleri de bu çıkarı doğrultusunda kullanması.
- İstihbarat örgütlerinin hiç şakasının olmaması, kendi adamlarına bile acıma duygusu beslememesi ve ajanlarını sayıları çok olsa bile bir kalemde gözden çıkarabilmesi.
- Nicholai Hel'in ilginç özellikleri: Mistik olması (ara sıra evrenle bütünleşip, dinlenme halleri), yakınlık duygusu, sıradan nesnelerle cinayet işlemesi.
- II. Dünya Savaşı sırasında atom bombaları atılmadan önce Tokyo'nun bombalanıp, yakılıp yıkılması. Hiroşima'ya atılan ilk atom bombasının (uranyum bombası olması) savaş amacıyla, Nagazaki'ye atılan ikinci atom bombasının (plütonyumdu galiba) ise bilimsel deney amacıyla atılmış olması.
Güzel bir kitap, okuyun derim:)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder